Yıllardır gözlemlediğim kadarıyla, partinin Iğdır'da kamuoyunun dikkatini çeken, toplumun sorunlarına çözüm üreten ya da seçim başarısıyla öne çıkan somut bir çalışmasını görmek oldukça zor.
Parti teşkilatı, çoğu zaman sahada değil, sessizlik içinde kalmayı tercih ediyor. İddiama göre, birkaç feodal anlayışa sahip isim bir araya gelerek Iğdır İstanbul Merkez İşhanı'ndaki çay ocakları ve kahvehanelerde oturup memleket meselelerinden çok kendi menfaat ve çıkar hesaplarını konuşuyor.
Siyaset üretmek yerine dedikodu ve kulis faaliyetleriyle vakit geçirildiği yönünde ciddi bir kanaat oluşmuş durumda. Daha da dikkat çekici olan ise CHP İl Başkanlığı binasının uzun süre kapalı olmasıdır.
Vatandaşın derdini dinlemek, esnafı ziyaret etmek, sokakta siyaset yapmak yerine kapısı çoğu zaman kilitli olan bir il binası görüntüsü, partinin Iğdır'daki etkisizliğini gözler önüne sermektedir.
Ne zaman dedikodu yapılacak, kulis kurulacak ya da dar bir çevre kendi çıkarlarını konuşacak olsa, işte o zaman partinin kapısı açılıyor.
Bunun dışında vatandaşın sorunlarına yönelik bir çalışma, kamuoyuna yansıyan bir proje ya da Iğdır'ın geleceğine katkı sunacak ciddi bir siyasi faaliyet görmek neredeyse imkânsız hale gelmiştir.
Ben Tahir Kavri olarak, kendimi bildim bileli CHP'nin Iğdır'da gözle görülür, halkın takdirini kazanmış kayda değer bir başarısına şahit olmadım.
Elbette bu değerlendirme benim kişisel gözlemimdir.
Ancak siyaset; kapalı kapılar ardında dedikodu yapmakla değil, halkın arasında olmak, çözüm üretmek ve toplumun güvenini kazanmakla yapılır.

Comments
Log in to comment. Login
No comments yet. Be the first to comment.