Fakir Yaşıyoruz... Hem de Sandığımızdan Çok Daha Fazla.

Bugün en büyük yoksulluk sadece boş bir cüzdan değildir. Asıl yoksulluk; vicdanın, merhametin, sevginin ve insanlığın fakirleşmesidir.

Fakir Yaşıyoruz... Hem de Sandığımızdan Çok Daha Fazla.

Tatlı bir söz söylemeye dilimiz fakir…

Bir dostu arayıp hatır sormaya elimiz fakir…

Bir ihtiyaç sahibine uzanacak sadakaya, küçücük bir hediyeye cebimiz fakir… 

Sevdiklerimize zaman ayırmaya gönlümüz fakir… 

Sevgimizi göstermeye yüreğimiz fakir… "İhtiyacım var." diyenin kapısını çalmaya ayaklarımız fakir… 

Teselli etmeye kelimelerimiz fakir…

 Paylaşmaya vicdanımız fakir…

Affetmeye sabrımız fakir… İnsan kalmaya ruhumuz fakir…

 Buna rağmen hepimiz zengin görünmenin peşindeyiz. Gösterişli hayatlar sergiliyor, mutluluk maskeleri takıyor, her şey yolundaymış gibi yaşıyoruz.

Oysa gerçek çok farklı. Asıl iflas eden cüzdanlarımız değil; kalplerimizdir. Çünkü para kazanılır, mal yeniden edinilir.

Ama kaybolan merhamet, sevgi, vefa ve insanlık geri gelmez.

Evet, fakir yaşıyoruz… 

Hem de sandığımızdan çok daha fakir. En acısı ise, bunun çoğumuzun farkında bile olmaması.