İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Kadın Komisyonu, Ağrı’da bir doktorun "kadın sünneti" reklamı yapmasına sert tepki göstererek;

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Kadın Komisyonu, Ağrı’da bir doktorun "kadın sünneti" reklamı yapmasına sert tepki göstererek; Sağlık ve Adalet bakanlıklarını göreve çağırdı. TTB ise doktor hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi Kadın Komisyonu, Ağrı’da bir doktorun "kadın sünneti" reklamı yapmasına sert tepki göstererek;

İHD tarafından yapılan yazılı açıklamada, kadın sünnetinin kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğüne yönelik ağır bir saldırı olduğu vurgulandı. Açıklamada, Ağrı’da görev yapan Dr. Ali Çakır’ın bu uygulamaya yönelik reklam yapmasının kabul edilemez olduğu belirtildi.

"İnsan hakları ihlalidir" Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uluslararası insan hakları mekanizmalarının kadın sünnetini hiçbir tıbbi gerekliliği olmayan bir "insan hakları ihlali" olarak tanımladığı hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

"Ağrı’da bir hekimin kadın sünnetine ilişkin reklam yapabilmesi son derece düşündürücüdür. Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın bu olayla ilgili herhangi bir idari ya da adli işlem başlatıp başlatmadığını kamuoyu adına merak ediyoruz.

Eğer bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadıysa, söz konusu ilanın açıkça suç teşkil ettiğini hatırlatıyor; ilgili hekim hakkında gerekli soruşturmanın derhal başlatılmasını talep ediyoruz."

 "Normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz"

İnsan hakları savunucusu kadınlar olarak bu tür uygulamaların meşrulaştırılmasına karşı duracaklarını belirten komisyon, "Kadınların ve kız çocuklarının yaşam hakkını, beden bütünlüğünü ve temel haklarını hedef alan hiçbir uygulamanın normalleştirilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.

Ağrı’da bir doktorun sosyal medya üzerinden yaptığı iddia edilen bu paylaşım, tıp etiği ve insan hakları açısından kamuoyunda büyük tartışma yarattı. İHD, konunun takipçisi olacaklarını duyurdu.

 TTB’den açıklama Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu da, sosyal medya üzerinden açıklama yaparak, "kadın sünneti" reklamını yapan doktor hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını duyurdu.

TTB Kadın'ın X hesabından paylaşılan açıklamada, uygulamanın tıp etiği ve insan haklarıyla hiçbir şekilde bağdaşmadığı belirtildi. Paylaşımda şöyle denildi: “Kadın sünneti (genital mutilasyon); kadınların ve kız çocuklarının beden bütünlüğünü, sağlığını ve temel insan haklarını ihlal eden, hiçbir tıbbi gerekliliği ve bilimsel dayanağı bulunmayan ağır bir şiddet biçimidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere uluslararası sağlık ve insan hakları kuruluşları tarafından kesin biçimde reddedilen bu uygulamanın hekimlik mesleğiyle bağdaşması mümkün değildir.” Konu Meclis'e de taşındı: 'Ağır insan hakkı ihlali' Kadın hastalıkları ve doğum uzmanının sosyal medyada "kadın sünneti" reklamı yapması Meclis’e de taşındı.

DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, uygulamanın tıp etiğine, insan haklarına ve hukuka aykırı olduğunu belirterek yetkilileri göreve çağırdı. Bozdağ, tıbbi zorunluluk taşımayan ve kadın bedenine kalıcı zararlar veren bu müdahalenin "sağlık hizmeti" kisvesi altında sunulmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Önergesinde Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine ve uluslararası sözleşmelere atıfta bulunan Heval Bozdağ, kadın sünnetinin hiçbir koruyucu veya tedavi edici değerinin bulunmadığını; aksine kanama, enfeksiyon, üreme sorunları, kronik ağrı ve ağır psikolojik travmalara yol açtığını hatırlattı. Hekimliğin temel ilkesi olan "Primum non nocere" (Önce zarar verme) kuralını hatırlatan Bozdağ, Türkiye'nin CEDAW ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gereğince kadınları ve çocukları bu tür zararlı uygulamalardan korumakla yükümlü olduğunu ifade etti.