Vekil Hun: Kürtçe Yayın Yapan Hesaplar Kapatılıyor!
DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülen Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçelerine dair konuştu.
"2026 bütçesinde bir kez daha görüyoruz ki faize ayrılan pay tarıma, eğitime, sağlığa ve sosyal politikalara ayrılan payı katbekat aşmıştır. Yani çiftçi borç içinde kıvranırken, gençler işsizlikle boğuşurken, emekliler açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilirken bu iktidar bütçeyi faiz lobilerine, müteahhitlere ve rant çevrelerine teslim etmiştir. Urfa'da hâlen okul yetersiz,
Van'da kreş yetersiz, Ağrı'da, Iğdır'da hastane yetersiz ama sarayın itibarı için sınırsız kaynak var. Kürt halkının yoğun yaşadığı illerde işsizlik rekor seviyedeyken, gençler göçe mecbur edilirken bütçenin en büyük payı yine güvenlik harcamalarına, yandaş vakıflara ve denetimsiz kamu ihalelerine gidiyor. Bu bütçe, yalnızca ekonomik değil bölgesel adaletsizlik belgesidir.
YASAKLARIN MERKEZİ HALİNE GELDİ
Bütçe, bir toplumun hangi kesimi yaşatacağına, hangi kesimi yok sayacağına dair açık bir belgedir. Bütçe tercihleriniz sizi ele veriyor.
Bu bütçe, yoksulluğu yönetmeyi, baskıyı kurumsallaştırmayı, eşitsizliği kalıcı hâle getirmeyi hedefliyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kâğıt üzerinde düzenleyici ve denetleyici bir kurumdur. Ancak fiiliyatta, bugün gelinen noktada düzenleyen değil sansürleyen, denetleyen değil talimat uygulayan bir yapıya dönüştürülmüştür. İnternette erişim bugün artık bir lüks değil temel bir insan hakkıdır, haber alma hakkıdır, ifade özgürlüğüdür, örgütlenme özgürlüğüdür. Ancak BTK bugün bu özgürlükleri koruyan bir kurum olmaktan çıkmış erişim engellerinin, bant daraltmalarının ve keyfî yasakların merkezî hâline gelmiştir. Türkiye bugün dünyada en fazla internet sitesi engelleyen ülkedir.
DAYANIŞMAYI ENGELLEDİ
6 Şubat depremlerinin ardından milyonlarca insan enkaz altındaki yakınlarından haber beklerken yardımlaşmanın en kritik olduğu saatlerde sosyal medya platformlarına yönelik bant daraltma uygulandı. İnsanlar yardım çağrısını yapamadı, koordinasyon çöktü, dayanışma engellendi.
Bu ülke depremde bile vatandaşın feryadını duymaktan korkan bir yönetim anlayışına mahkûm edildi. BTK, afet anında iletişimi güçlendirmek için değil, eleştiriyi engellemek için devreye sokuldu. Kurumun yaptığı bant daraltmalarından kaynaklı olarak dijital mecralarda ticaret yapan, geçimini buradan sağlayan binlerce kişi olumsuz etkilenmektedir, bu durum ülke ekonomisine de ciddi zararlar vermektedir.
KÜRTÇE YAYIN YAPAN HESAPLAR KAPATILIYOR
Ayrıca, Kürtçe yayın yapan sosyal medya hesapları, haber siteleri, dijital kültür sanat sayfaları sistematik olarak hedef alınmaktadır. Kürtçe şarkı paylaşan bir hesap, Kürtçe haber yapan bir sayfa, Kürtçe siyasal değerlendirme yapan bir kullanıcının hesabı bir gecede kapatılabiliyor; mahkeme kararı yok, gerekçe yok, şeffaflık yok.
BTK'nin 2024 pazar verilerinde bile bölgesel eşitsizlik kendini açıkça göstermektedir. Kürtlerin yoğun yaşadığı illerde hane başına düşen fiber oranı ülke ortalamasının belirgin bir biçimde altında kalmaktadır yani bölgesel ekonomik eşitsizlik dijital alanda da yeniden üretilmektedir.
Öğrenciler uzaktan eğitime bağlanamıyor, esnaf e-ticarete ulaşamıyor, gençler dijital dünyaya katılamıyor ama BTK'nin bütçesi büyüyor. Kime yarıyor? Halka değil, sermayeye ve iktidarın denetim aygıtlarına.”