“Kürtçe bilinmeyen bir dil değil, bu coğrafyanın asli ve kadim dilidir”

Kürtçenin bu coğrafyanın kadim ve asli dillerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, geçmişte uygulanan dil yasaklarının toplumda derin izler bıraktığı ifade edildi.

“Kürtçe bilinmeyen bir dil değil, bu coğrafyanın asli ve kadim dilidir”

Yapılan değerlendirmede, Kürtçenin yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan insanların günlük hayatında, kültüründe ve sosyal yaşamında önemli bir yere sahip olduğu belirtilerek,

“Bin yıldır bu coğrafyada ağıtların yakıldığı, ninnilerin söylendiği, insanların duygu ve düşüncelerini ifade ettiği Kürtçe bilinmeyen bir dil değildir. Kürtçe, bu coğrafyanın kadim ve asli dillerinden biridir.” ifadeleri kullanıldı.

Kürtçenin uzun yıllar boyunca çeşitli kısıtlamalar ve yasaklarla karşı karşıya kaldığına vurgu yapılan açıklamada, dilin inkâr edilmesinin toplumsal hafızada önemli bir sorun oluşturduğu belirtildi.

 Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kürtçe bilinmeyen dil değil, bu coğrafyanın asli dilidir. Kürtçenin bu coğrafyanın kadim ve asli dillerinden biri olduğu gerçeğinin uzun yıllar boyunca inkâr edildiğini biliyoruz.

 Bin yıldır bu topraklarda ağıtların yakıldığı, ninnilerin söylendiği, insanların sevincini ve acısını dile getirdiği Kürtçe kadim bir dildir.

 Bu gerçek yaklaşık 1978 ve 1990 yıllardan beridir inkâr ediliyor.”

Ana dil konusunda yapılan çalışmalara da değinilen açıklamada, bireylerin kendi ana dillerinde kendilerini ifade edebilmesinin demokratik ve hukuki açıdan önem taşıdığı vurgulandı.

 Açıklamanın devamında, “Bu anlayışı ortaya koyan çalışmalar gerçekleştirdik. Ana dilde savunma hakkının önünü açan düzenlemeleri hayata geçirdik.” denildi.

Kürtçenin tarihsel, kültürel ve toplumsal önemine dikkat çekilen açıklamada, farklı dillerin ve kültürlerin korunmasının toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü açısından önemli olduğu mesajı verildi.